SABAHA KARŞI

çöllerde kaybolan ayak izlerini
kum sellerini deve kervanlarını
en aşüfte sırlarını
bu gece rüyamda görmüşüm
şaşırmıştı sararmıştı yüzlerimiz
kansızlık ve açlık her tarafı sarmıştı
gözlerimiz izleri bulamıyordu geceden
sessizlik sarmıştı gezegenleri
sırları neydi bilen yok
büyülenmişlerdi çöllerdeki izlere
susmuştu kervandakiler
çılgınca akan duygulara set yoktu
sabır yoktu kuvvet yoktu
yıldız ay güneş yoktu
ateşleniyordu derin kuyulardaki istekler
dindirecek yoktu
yakıyordu saçlarımı kalbimin sıcaklığı
çığlıklarım düğümleniyordu süreyya yıldızında
hem onlar devam ediyorlardı yollarına
ben kavruluyordum dipsiz kuyulardaki sevdalarla
sen yoksun yanımda annem de yok
kader suskun ay suskun
uzakta gezegenler suskun
ne kuşlardan haber var ne leylalardan
gelen yok giden yok bu yollardan
evet bir ateş kuyusunda yanmaktayım hala
hafakanlar zincirli ses yok geceden
yola devam habersizce kimseden
nereden geldim kim getirdi ve niçin
etraf neden karanlık ben yangın içindeyken
kulakları duymaz gözleri görmez kimsenin nedense
bu sevda cehennemini
bu dipsiz kuyuyu
ve hissetmez çöllere duyduğum bir gecelik sevgiyi
hayat boş çığlıklar zincirli
sevenler ölü kurtuluş yok
dursun zaman inmek istiyorum
olsun
bütün kahırların üstüne
acıların hicranların sevdaların üstüne
gün doğacak biliyorum
güneş doğacak artık az kaldı

............................................................................